Saç Ekimi
Hakkında Merak Ettikleriniz

Saç ekimi ve diğer estetik restorasyon tedavilerimiz hakkında aklınıza takılan tüm detayları bu bölümde sizler için derledik. Operasyon öncesi hazırlıklardan iyileşme sürecine kadar neyle karşılaşacağınızı bilmek, tedaviye çok daha huzurlu ve güvenle adım atmanızı sağlar. Uzman hekimlerimiz tarafından yanıtlanan bu sorular sayesinde, kliniğimizde uygulanan modern yöntemlerin işleyişini tamamen şeffaf bir şekilde öğrenebilirsiniz. Listede cevabını bulamadığınız daha spesifik detaylar veya kendi durumunuza özel sorularınız için dilediğiniz zaman tıbbi danışmanlarımızla iletişime geçebilirsiniz.

Saç veya yüz (kaş, bıyık) ekimi işlemi ne kadar sürer, hastanede kalmam gerekir mi?

Operasyon süresi, uygulanacak yönteme ve ekilecek greft (kök) sayısına bağlı olarak genellikle 6 ile 8 saat arasında değişiklik gösterir. İşlemler mikrocerrahi sınıfında ve lokal anestezi altında yapıldığı için hastanede yatmaya gerek yoktur; operasyon bittikten hemen sonra evinize veya otelinize dönebilirsiniz.

Hayır. Operasyon öncesinde ekim ve alım yapılacak bölgeler lokal anestezi ile tamamen uyuşturulur, bu nedenle işlem sırasında hiçbir ağrı hissedilmez. İğne fobisi olan veya ekstra konfor arayan hastalarımız için uyguladığımız İğnesiz Anestezi cihazları sayesinde, ilacın basınçla deri altına zerk edilmesiyle uyuşma süreci de tamamen ağrısız ve stressiz hale getirilmektedir.

Evet. Donör bölgesi (ense) zayıf olan veya ileri derecede dökülme yaşayan hastalar için Vücut Kılı Saç Ekimi (BHT) yöntemi uygulanmaktadır. Bu teknikle çene altı (sakal), göğüs veya vücudun diğer uygun bölgelerinden alınan genetik olarak sağlıklı kıllar, saç derisine harmanlanarak ekilir ve yüksek bir kapatıcılık elde edilir.

Kesinlikle. Özellikle kadın hastalarımızda estetik imajın korunması için Tıraşsız veya Kısmi Tıraşlı Saç Ekimi (genellikle DHI yöntemi ile) uygulanır. Sadece ense bölgesinde küçük, görünmeyen bir alan tıraş edilerek kökler toplanır ve mevcut uzun saçlara zarar verilmeden seyrekliklerin arasına doğrudan ekim yapılır. İşlem sonrası sosyal hayata hemen dönülebilir.

Evet, son derece uygundur. Afro tipi kıvırcık saçların kökleri deri altında da “C” şeklinde kıvrımlı bir anatomik yapıya sahiptir. Bu nedenle standart aletler yerine, köke zarar vermeden alım yapmayı sağlayan özel geniş uçlu mikro-punch’lar kullanılarak Afro Saç Ekimi işlemi güvenle ve yüksek başarı oranıyla gerçekleştirilir.

Hayır, dökülmez. Ekim işleminde kullanılan kıl kökleri, genetik olarak dökülmeye kodlanmamış (DHT hormonuna dirençli) olan donör bölgelerden (genellikle iki kulak arası ense bölgesi) alınır. Bu sağlam yapıları sayesinde ekildikleri yeni alanda (saç, kaş, bıyık veya favori bölgesi) ömür boyu kalıcılıklarını korurlar.

 

Her iki yöntem de günümüzün en gelişmiş ve başarılı teknikleridir. Safir FUE yönteminde köklerin yerleştirileceği yuvalar (kanallar) pürüzsüz safir uçlarla açılır ve toplanan kökler daha sonra bu kanallara yerleştirilir; geniş alanların yoğunlaştırılmasında çok etkilidir. DHI (Choi Pen) yönteminde ise önceden kanal açılmaz; kökler kalemin ucuna yerleştirilir ve kanal açma ile kök yerleştirme işlemi tek bir hamlede eş zamanlı olarak yapılır; özellikle sıklaştırma ve tıraşsız ekimler için idealdir.

Bu işlemler tamamen kellik oluşmuş bölgelerde yeni bir saç kökü yaratmazlar, dolayısıyla doğrudan saç ekiminin yerini tutmazlar. Eksozom ve Saç Mezoterapisi, dökülme evresindeki zayıf saçları güçlendirmek, minyatürleşmiş kökleri canlandırmak veya saç ekimi sonrası nakledilen yeni köklerin (greftlerin) daha sağlıklı ve hızlı çıkmasını desteklemek amacıyla kullanılan hücresel besleme ve onarım işlemleridir.

İşlemden ortalama 3-4 hafta sonra ekilen köklerdeki kıllar “şok dökülme” adı verilen doğal bir süreçle dökülür. Bu geçici bir durumdur. Kalıcı ve yeni saçlar 3. aydan itibaren uzamaya başlar. 6. ayda gözle görülür ciddi bir yoğunluk elde edilir. Saçların tam formuna kavuşması ve kalınlaşması ise ortalama 12 ila 18 ay sürer. (Kaş ve bıyık bölgelerinde bu süreç genellikle 8-12 ay gibi biraz daha kısa sürebilir).

Uygulanan mikrocerrahi teknikler (Safir, DHI, vb.) sayesinde doku tahribatı minimum düzeyde olduğu için iyileşme süreci çok hızlıdır. İlk 3 gün bölgeyi korumak ve istirahat etmek önemlidir. Genellikle hastalar 3 ila 5 gün içerisinde işlerine ve günlük sosyal yaşantılarına rahatlıkla dönebilmektedir. İşlem bölgesindeki kabuklanmalar ortalama 10 gün içinde tamamen dökülerek temiz bir görünüm oluşur.

Dil Değiştiriliyor...